Şöyle bir cümle kuramadım gitti be!

Kopyası Düşlemsel düzlemsel

(…) Radikal geçmiş karşısında gösterilen unutkanlığa, bu toplumsal anamnesise imgesel ve düşlemsel düzlemde karşı çıkan içeriğiyle (…)

Türkçenin başına beladır bu -sel/-sal eki maalesef. Sözcük, pardon, tilcik yaratırken bu “sal”a atlayıp süzülürler dilde “öz Türkçecilik”i savunanlar. Duygu-sal, kum-sal, ras-sal, yaşam-sal, toplum-sal, kamu-sal, yapı-sal, asker-sel… Sal gitsin metoduyla oluşturulan (“uydurulan” demedim) bu kelimelerdeki bolluk, bir noktadan sonra salla salla yaz kılavuza havasına bürünür maalesef. Nispet i’sinden kaçalım derken -sel/-sal selinde boğulayazmaktayız imgesel ve düşlemsel düzlemde, olmuyor ama!

Beni neşelendiren bu kupür (“kesik” de olur), umarım sizi de gülümsetmiştir. Yazıyı akademik terimlere boğmak istemiyorum; fakat hem fonetik hem de morfolojik açıdan gerekli gereksiz -sel ve -sal eki kullanırsak yazıda tat tuz falan kalmaz, ele güne rezil olursunuz. Yazdığınız cümlenin “entelektüel” yoğunluğunu köpürttüğünü, deriiin sözler sarf ettiğiniz zannını ise sadece kapalı devrede, kendi o dar çevrenizde yudumlarsınız… Büyük şair olmak bu kadar kolay değil işte.

“Radikal” gazetesinden bahsetmiyorsanız şayet niçin “radikal geçmiş” değil diye sormazlar mı? Sormazlar; çünkü burada nüanslara dikkat edilmez adamım! Burası, “benim kitabım ne hatalarla çıkmıştır, iyi şiire bu halel getirmez” diyenlerin nefes aldığı topraklardır. Cioran’ın “bir virgül için ölünebildiği” dünyasının önemi yoktur. Bu zihniyettir ki “radikal geçmiş” yerine “Radikal geçmiş” yazar, bu kafadır ki “anamnesis’e” yazacağına “anamnesise” yazabilir! Sizden de bu kadar hassas olmanız istenmez ve “çok ikircikli” olmakla damgalanırsınız bu kılı kırk yaran titizliğinizle ve tepeden bakan bir gözün küçümseyici nazarlarıyla…

Basın bülteni yazmanın, okuyucu çekmenin ne kadar zor olduğunu ise bize şu satırlar gösteriyor: “Bu kitaplar, şiirseverlerin mutlaka okuması gereken kitaplar.” Vay be! Van yöresinin meşhur türküsünü hatırlamamak mümkün mü? Sadettin Kutlu ile Muzaffer Sarısözen’in derlediği o türküyü: Bizim Eller Ne Güzel Eller.

Oy bizim şairler ne güzel şairler!


2 responses to “Şöyle bir cümle kuramadım gitti be!

  • hakikivladimir

    Mide fesadına uğramışcasına canhıraş üretimlerde bulunan Şiirden Yayınevi’nden her ne okudumsa benim için vakit kaybı oldu. Böyle bir basın bültenine daha evvel denk gelseydim o kitapların bir tanesi ile dahi vakit kaybetmeye yeltenmezdim. Bu yayınevinin adını gördüğüm kitaba elimi sürmezdim. Keşke bünyelerinde şiirden gerçekten anlayan ve işini ciddiye alan bir yayın yönetmeni besleseler, ya da bu zor geliyorsa: aklı şiire işleyen bir editör edinmeyi deneseler. Tanıtımda görülen yavanlık kitaplarında fazlası ile mevcut. İzan yoksunluğu çeken insanların eli kaleme değdiğinde çıkan zevksizlik örnekleri bilinçli okur açısından tahammül fersa oluyor.

  • adnanalgin

    Acı acı gülümsedim, ne deseniz haklısınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: