Toprağın bol olsun Doris teyze.


“Dolar aldı başını gidiyor…”


Üzümdün sirke oldun!

Gelengününsabahı bakmışız ki ah, asmada üzümsün! Gidengününakşamına bir de bakmışız ki ah, sirkeye dönmüşsün!

James Joyce, Finnegans Wake


Yorum farkına kitakse!


Dil kabızlığına iyi gelmiyor “AFEDERSİN”!

Okuyan bir ilaç ismi zannedebilir: AFEDERSİN. Sizi Allah da affetmeyecek, buna eminim.


Kim Milyoner Olmak İster iken rezil olmak ister ki!

İtiraf edeyim: Yıllaaar önce ben de sanal ortamdaki padişah fermanı uzunluğundaki onlarca soruyu yanıtlamış, Kenan Işık’ın sunduğu bu yarışma programına katılıp Panerai Raidomir ile bir Mont Blanc Meisterstück alacak dünyalığı kazanma hayali kurmuştum. Nasip değilmiş. Paryalığa devam…

Duydum ki yarışmaya katılabilmek için bir de ön elemeden geçiriliyormuş yarışmacı adayları; fakat ekrana çıkan yarışmacıların sorulara verdikleri cevaplara baktığınızda ön elemede ne tür bir süzgeç kullanılıyor merak edilmeyecek gibi de değil. Büyük olasılıkla “aykırı” tiplere şans tanınıyor. Hem kılık kıyafette hem tavırda… Öyle düz, aklı başında, ekran terbiyesi nedir bilen yarışmacılara nadiren tesadüf ediliyor. “Enerjisi yüksek” olanlar hep birkaç adım önde! Özellikle “marka” üniversite bitirmişlerin, akademik kariyer yapmışların kültürümüze ait deyimlerde çuvalladıkları sık sık görülüyor. 2000 yılından öncesi çoğu yarışmacı için yokmuş gibi!

Sinemaya ilgisi olan herkesin, tabii has sinemaseverlerden bahsediyorum, zorlanmadan bilebileceği bu soru için yarışmacının, hani o olmazsa olmaz “olmayana ergi metodu”yla soruyu tahmin ederken kullandığı ifadelere bakalım: “Evet, eeee… bilmiyorum ama fikir yürütmek istiyorum bir süre… Yani Şehir Işıkları… Işıklar falan… olabilir. Potemkin Zırhlısı, zırhlının içinde geçen bir şey olabilir, hiçbirini izlemedim.”

Seyirciye danışıldı. Yurttaş Kane‘e %48 oy çıktı. “Ben çekilmek istiyorum, son kararım.” diyerek yarışmacı çekildi. BKM’den mezun (?) Eser ve şürekası ile Şahan büyük sinemacılar gerçekten!


Eşek arısı mesaide: Hala, hâlâ “hala” yazıyor OMO ya!

Kirlenmek İstemeyen Çocuklar Olalım‘a kitaplığında yer açan ve bir Ünsal Oskay hayranı olan bendeniz (İsmimin “Deniz” olduğunu zannedenler oluyor mu hâlâ?), OMO’nun “ters köşe” reklam mantığına bi’ türlü ısınabilmiş değilim. Dıştan içe yenilendiği ifade edilen OMO’nun son TV reklamı iyi tabii kendi mantığı içinde. Ancak kirlenmek hiçbir zaman güzel değildir. Öyle bir kirlenmiş ki diliniz, hâlâ “hala” yazıyorsunuz! Bakın, OMO bile çaresiz kalıyor bu dil kirinize, OMO bile!